Bizimle iletişime geç
Bilgi Aktüel

Bilgi Aktüel

Toprak Altında Yaşayan Yararlı ve Zararlı Hayvanlar

Bilgi

23 Temmuz 2018 Pazartesi 12:09:02

Son Güncelleme: 23/07/2018 12:10:32

Toprak Altında Yaşayan Yararlı ve Zararlı Hayvanlar

Toprak altında bitkileri besleyen ve gelişimlerini destekleyen aynı zamanda tam tersi etki yaratan organizmalar yaşamaktadır. Toprak sadece kum ve kilden oluşan bir yapı değildir. Toprağı toprak yapan içindeki canlılardır.

Bir gram toprak incelendiğinde yaklaşık olarak 600 milyon bakteri, 400 milyon maya, 100 bin yosun hücresi vardır.
Bir hektar tarım arazisinin en üstte 15 cm kalınlığındaki katmanında 20 bin kilogram mikroorganizma (gözle görülemeyecek kadar küçük canlı) bulunur.

Bir hektar tarım arazisinde;
• 370 kilogram tek hücreli organizmalar,
• 50 kilogram ipliksi solucan,
• 10 kilogram kuyrukla sıçrayanlar,
• 15 kilogram halkalı solucan,
• 50 kilogram kırkayak,
• 17 kilogram böcek ve örümcek,
• 40 kilogram yumuşakça,
• 4000 kilogram solucan bulunmaktadır.

Bunların hepsi toprağa besin sağlayan temel canlılardır. Mikroorganizmalar organik maddeleri, bitki besin maddesine dönüştürürler. Ancak kimyasal maddeleri bitki besin maddelerine dönüştüremezler. Kimyasal maddeler mikroorganizmalar için zehirdir, onlara zarar verir. Mikroorganizmalar faydalı ve zararlı olmak üzere ikiye ayrılırlar.

Zararlı mikroorganizmalar;
• Toprakta yaşayan hastalık yaratıcı-zararlı bakterilerin etkinliklerini artırır,
• Bitki gelişimi ve sağlığına yönelik zehirli maddeler üretir.
Faydalı mikroorganizmalar;
• Atmosferin azotunu toprağa bağlar,
• Topraktaki organik maddelerin parçalanmasını sağlar,
• Bitki hastalıklarını ve topraktaki zararlılar baskılar,
• Organik besinlerin bitkiler tarafından kolayca özümlenebilmesine yardım eder,
• Tarım zehirlerinin etkilerini yok eder.,
• Bitki gelişimi teşvik eden vitamin, hormon ve enzim gibi maddeleri üretir,
• Toprağın nem-sıcaklık-havalanma dengesini sağlar.

Mikroorganizmaların yanında toprakta yaşayan solucan ve bakterilerin bitki gelişiminde önemli rolleri bulunmaktadır.

Toprak Solucanları: Toprağın değişim ve gelişiminde en önemli rolü oynayan canlıların başında gelir. Solucanlar organik madde oluşumuna katkı yapar. Dünyanın her yerinde bulunduğu tahmin edilen solucanların en yoğun olduğu ortam keçi gübresidir. Solucanlar tarafından sindirilen organik maddeler bitkiler için zengin besin maddelerine dönüşür.

Toprak Solucanları;
• Toprağın fiziksel özelliklerini düzeltir,
• Azotlaşmayı (nitratlaşma) gerçekleştirir,
• Toprakta humus oluşumuna yardım eder,
• Organik maddelerin ayrıştırılması ve bağlanması gibi kimyasal değişimleri sağlar.
Bakteriler: Solucanlar gibi bakterilerin de önemli rolleri vardır.
• Toprağa azotu kazandırırlar. Havadaki gaz halinde bulunan azotu, bitki köklerinde çözünebilir azot bileşikleri haline getirirler.
• Toprakta yaşayan bu canlılar toprağı parçalar, bitkiler için gıdaya dönüştürülürler. Bitkiler bu parçalanmış gıdaları alarak gelişir, beslenir, ürün verir. Biz de bu ürünleri yiyerek yaşamımızı sürdürürken, bir yandan da onları satarak geçimimizi sağlarız.

Bilindiği üzere toprak üretimi beşiğidir. Bilge çiftçiler bilir ki bitkilerin gelişmesi için toprak gereklidir. Onlar toprağı önce korumak sonra da geliştirmek için uğraşırlar.

Bilge çiftçiler, üretim yapacakları toprağın önce hangi özelliklere sahip olduğunu belirlemekle işe başlar. Sora da bu özelliklere sahip toprakta en iyi yetişen bitki çeşidini seçer. Diğer taraftan da seçtiği bitkinin yöre iklimine uyup uymayacağını da araştırır. Uygunsa eker/iker. Bilge çiftçiler ayrıca bitkiye can veren, yaşatan toprağı dengeli ve sağlıklı tutmayı iş edinir.

Bugün toprağımızın özelliklerini daha iyi anlama imkanına sahibiz. Toprağımızı tahlil ettirebiliriz. Toprağımızın hangi besin maddeleri bakımından zengin ve ya yoksul olduğunu anlayabiliriz. Bilge çiftçiler toprağını tahlil ettirir, teknoloji karşıtı değildirler. Tersine doğayla barışık olan teknolojileri kullanmada öncüdürler.

Bütün bu araştırma ve çabalara rağmen toprağın kapasitesi seçilen üründe en yüksek verimliliği vermeyebilir. Böyle durumlarda toprağın kapasitesini arttırmak için dışarıdan gıda desteği yapma ihtiyacı doğar. Bilge çiftçinin bitki yetiştirmede temel yaklaşımı, bitkinin yeterli beslenmesidir.

Bu amaçla ;
• Münavebeli ekim yapar,
• Doğal atıklarla oluşturduğu kompost gübreyi kullanır,
• Toprağı dinlendirme (nadas) yöntemlerini kullanır.

Bilge çiftçiler, toprağı dışarıdan desteklerken yapay-kimyasal gıdalar değil, doğal-organik maddeler kullanır. Endüstriyel tarım olarak adlandırılan kimyasala dayalı üretim yapmaz. Toprağa dışarıdan yaptığı gıda desteğinin doğaya zararsız, doğayla dost olmasına özen gösterir.

Bu anlayışa tam ters düşen şekilde, endüstriyel tarım yapan çiftçiler ise, toprağı güçlendirmek için toprağa doğal-organik madde değil, yapay-kimyasal gübreler ve bitki geliştiriciler verirler. Kimyasal besini seçen çiftçi toprağa dışarıdan yaptığı gıda desteğinin doğaya zarar verip vermeyeceğine önem vermez. Endüstriyel üretim tarzında bitkiye verilen ilaç, toprağa saçılan kimyasal/yapay gübre, toprağı dönüştüren ve organik madde bakımından zenginleştirilen tüm canlıları zehirler, azaltır. Toprak dönüştürücüsü olan bu canlılar azaldıkça, gıda üreten canlıların sürdüreceği faaliyet toprakta yavaşlar. Toprak, toprak olmaktan çıkar. Böyle bir toprak bitkiyi besleyemez, dışarıdan tekrar kimyasal gıda almaya muhtaç olur. Bu kimyasalları da büyük tarım, gıda ve ecza şirketleri üretir, satar.

Yorum yapmak için tıkla

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Bilgi

Yeni Haberler

Yukarı