Bizimle iletişime geç
Bilgi Aktüel

Bilgi Aktüel

Taş evleriyle göze değen Cunda

Bilgi

22 Temmuz 2018 Pazar 14:47:26

Son Güncelleme: 22/07/2018 14:48:21

Taş evleriyle göze değen Cunda

Ayvalık’ın gözbebeği Cunda Adası, benim gibi sessiz sakin, kafa dinlemelik bir tatil isteyenler için dört dörtlük bir yer. Kalabalıktan, gürültüden uzak geçirdiğim 4 gün, inanın bana yetti de arttı bile..

Eski yol diye tabir ettikleri, Ayvalık’dan Cunda’ya inen yolun hemen kenarında konakladığım butik otel, Cunda’nın merkezine yürüyerek 5 dakikalık bir mesafedeydi. Sanıyorum ki Ayvalık da olmadığınız sürece nerede konaklarsanız konaklayın Cunda’nın merkezine en fazla 5 dakikalık bir mesafede olacaksınız.

Bu tatlı ve küçük bölgenin insanları ve taş evleri gerçekten çok hoş. Yunan kültüründen kopamamış halkı ve hayatımda gördüğüm en güzel taş evleri içerisinde barındıran Cunda, tarihi dokusu ve yunan müzikleriyle ruhumu okşamayı başardı.

Hoş Koku anlamına gelen Moshos Taverna adlı mekanda yaptığım rakı balık gecesi tatil için doğru bir karar aldığımın ilk örneği gibiydi. Saatlerce oturduğumuz bu mekan bahçesi, çalışanları, müzikleri, balığı, rakısı ve kedileriyle ismi gibi çok hoş kokan bir havaya sahip. Cunda’nın sahil kısmı alabildiğine rakı balık mekanlarıyla dolu. Fakat Moshos Taverna’nın cazibesi ve hesaplı oluşu size önerim olması için sebep olacak şüphesiz.

İlk gece yaptığım Moshos çıkarmasından sonra, ikinci gün kendimi Cunda’nın en güzel plajlarından biri olan Çataltepe Plajı’nda buldum. Suyun içinde uzunca bir yürüyüşten sonra derinleşen sığ denizi ve kumsalıyla görülmeye değer. Sığ denizi ile çocuklu aileler için de oldukça ideal olan bu plajda, yüzdükten sonra acıkan karnınızı leziz bir ayvalık tostu ile doyurabilirsiniz. Cunda’nın görülmesi gereken başka bir plajı da Pateriça Plajı. İsmini ve metini çok duydum fakat ne yazık ki gidemedim. Çünkü maalesef oraya ulaşım yok. Eğer özel aracınız mevcutsa gidebiliyorsunuz. (taksiyle gitmeyi düşündüm fakat Cunda’da taksiler aşırı pahalı:)

Cunda’nın merkezinde, ara sokakların birinde tepenizden ışıklar sallanan şirin mi şirin bir sokak var. İşte o sakakta çok tatlı bir mekan daha mevcut. Vino Şarap Evi.. El yapımı ve çeşit çeşit şarap çeşitlerini tadabileceğiniz bir mekan. Üstelik tadım yaparken o şirin ışıklı sokakta, renkli tahta masa sandalyelerde oturuyorsunuz. İnsanın hiç kalkmadan senelerce oturmak isteyeceği cinsten bir sokak..

İkinci gece tattığım Sangria’dan (bir İspanyol içkisi) sonra üçüncü yani son gece yine soluğu Vino’da aldım. Bu sefer Los Pagos adında kırmızı bir şarap tattım. (bir şişeyi içmişim:) Cafenin sahibi, çalışanları yine oldukça sempatik, dost canlısı insanlardı ve sanırım Cunda’da Yunan müziği çalmayan tek mekan Vino.. Tatlı tatlı Fransız müzikleri eşlik ediyor size şarapla birlikte.

Demem o ki, Cunda’yı bir kerede olsa mutlaka görün. Ayvalık tostu yiyin, rakı balık yapın, şarap tadın, sakız adasının meşhur sakızlı dondurmasını deneyin, Yunan müzikleri eşliğinde sirtaki izleyin, renkli bilekliklerden kendinize ve sevdiklerinize alın. Dinlenin, dinginleşin..

Yorum yapmak için tıkla

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Bilgi

Yeni Haberler

Yukarı