Bizimle iletişime geç
Bilgi Aktüel

Bilgi Aktüel

Avrupa Birliği Geçmişi Nasıldır – Türkiye Katılır Mı

Bilgi

24 Temmuz 2018 Salı 11:12:48

Son Güncelleme: 24/07/2018 11:18:09

Avrupa Birliği Geçmişi Nasıldır – Türkiye Katılır Mı

Bu makalemde Avrupa Birliğini nasıl kuruldu, hangi evrelerden geçti bu konuyu anlatacağım. Avrupa Birliği Maastrict anlaşması ile 1993′te AB adını almıştır. Ondan evvel Avrupa Ekonomik Topluluğunu görmekteyiz. Avrupa Birliği dünya gayri safi milli hâsılasının yüzde 30′unu oluşturmakta. Nüfus ise 300′ünü aşmaktadır…

AB nüfusu ise gittikçe yaşlanmaktadır. AB genç ve eğitimli nüfusa ihtiyaç duymaktadır.Topluluk şundan ötürü doğmuştur. İkinci Dünya savaşındaki yokluk ve enerji ihtiyacı yüzünden Kömür Çelik topluluğu olarak kurulmuştur. AB serbest dolaşımı ön görmektedir işçi insan ya da eşyanın serbest dolaşımını ifade etmekteyiz. Avrupa Birliğine şu an üye olan 27 ülke vardır. Bunların 21 natoya da üyedir. Daha sonra Messina Konferans 1955 ten sonra toplanmıştır. Bu konferansta Fransız ekonomisinin modernleşmesini ön görmekteydi. Kömür Çelik Topluluğun kurulması Robert Schumanın kendi ismini taşıyan Schuman Deklarasyonundan kaynaklanmaktadır. Kömür Çelik Topluluğu altı ülkenin katılımıyla olmuştur.

Avrupa Birliği sadece devletlerarası bir oluşum değil uluslar üzeri bir kurumdur. Özellikle Türkiye-AB ilişkileri bu manada çok önemlidir. Ulus üzeri kurumu egemenlikten hakkından dolayı İngiltere bu birliğe girmeyi bir süre erteleyecektir. Avrupa Birliğinin kurumları komisyon parlamento konsey ve avrupa adalet divanı Avrupa Merkez Bankasından oluşur. Merkez Bankası üye ülkelerin para alış verişi ve ekonomik durumunu düzeltip fon yardımı için kurulmuştur. Avrupa Parlamentosunun üyelerini beş yıllığına üye ülkelerinin vatandaşları seçer. Dönem dönem komisyonun yetkileri sınırlanmış ya da parlamentonun yetkileri artmıştır. Komsiyonun özellikle tavsiye raporları üye olacak ülkeler için önem taşımaktadır. Nerede eksikliği olduğunu böylece aday ülkeler görebilmektedir. Avrupa Birliğinin kurucu anlaşması 1950′de Roma Anlaşmasıdır. Avrupa Birliğinin kriterleri bir ülkenin gelişmesinde topluluğa girse ya da girmese de çok önemlidir bir ülke için. Topluluk ilk genişlemesini 1973′te yapmıştır. Mesela Lizbon anlaşmasını İrlanda olumsuz karşılamıştır. Halk oylamasını sonucunda buna siyaset biliminde referandum adını vermekteyiz.. AB’ye üye devletlerde Halk oylamasının olması demokrasinin göstergesidir.

Gelişmiş ülkelerde mutlaka yeterince ve doğru demokrasi anlayışı vardır. Demokrasi özellikle doğru demokrasiyi o ülkenin Tarihte yaşadıkları ve Coğrafyası bize o coğrafyada nasıl bir demokrasi var olacağını göstermektedir. Ülkemizde demokrasi kelimesinin kendini aydın sananlar farklı tanımlamışlardır. Kısaca herkes demokrasi sözcüğünde kendi düdüğünü öttürmektedir. Burada önemli olan Demokrasi diyerek rejimi tehdit etmemektir. Demokratikleşme bir ülke için çok önemlidir. Türkiye içinde şüphesiz çok önemli olacaktır önümüzde ki otuz yıllık süre içinde.

İlk genişlemede Norveç topluluğa girmeyi reddetmiştir. Halk oylaması sonucu İngiltere’nin topluluğa girmek istemektedir. Ekonomik çıkarları o dönemde İngiltere’nin zayıf olduğundan dolayı Topluluğa girmesi onun için iyi olacaktır. Fransa’nın ekonomisi bu dönemde Almanya’dan daha iyidir. Danimarka’da 73′te girecektir topluluğa. Balıkçılık ve diğer konuları da topluluğun yararını düşünüp Danimarka topluluğa girecektir.
Yunanistan Portekiz İspanya 1980′de girecektir. Burada Türkiye gümrük Birliğini kabul edecek tir ve 1995 te girecektir. Bunun Türkiye’ye zararı ekonomik olmuştur. Mallardan gümrük alınmadığı için buradan gelir bir nevi kalkmıştır. Hatta 3 dünya ülkelerine ilişkin düzenleme vardır bu konuda. Türkiye başvuruyu 70′li yıllarda Ecevit’in Chp’si zamanında yapmıştır. Türkiye’de 80 döneminde darbe yüzünden ilişkiler dondurulmuştur. Yunanistan iki ay önce topluluğa girmek için başvurmuştur. 80 yılında darbe olması da Türkiye’nin AB için aleyhine olmuştur. Kısaca tuz biber eklemiştir. Ecevit’e o zaman AB tarafından 70′li yıllarda buyurun girin denmişti FAKAT TÜRKİYE KABUL ETMEMİŞTİR. Bunu kimse göz ardı etmemelidir. Türkiye o şansını o zaman kullanabilirdi ve girerdi. Şimdi 2.defa tekrarlanması biraz zor gibi ama imkansız değil.

Türkiye’nin ekonomisi o dönemde İspanya Portekiz’in bile önündeydi. İspanya tam tarım ülkesiydi o dönemde. AB’ye girmek İspanya Portekiz İngiltere Bulgaristan özellikle İrlanda gibi ülkelere yaramıştır. Her şeyden evvel İngiltere kendisine mali destek istiyordu. Kısacası ada devleti olarak topluktan uzak kalmak istemiyordu.

Yorum yapmak için tıkla

Bir cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Bilgi

Yeni Haberler

Yukarı